Bize Ulaşın

+90 212 356 09 06

Kanseri Doğal Yollarla Önleyin: İşe Yarayan 7 Strateji


Ne yazık ki kanser günümüzün vebası gibi. Hem çok yaygın hem de tedavisi çok zor. Kanseri doğal yöntemler kullanarak önlemek ya da en azından kanserin semptomlarını iyileştirmek mümkün mü? Her ne kadar uzun vadeli de olsa bu sorunun cevabı “Evet”. Peki nasıl? İşte kanserin semptomlarını hafifletmek ve vücudunuzdaki tümörlerin daha fazla yayılmasını önlemek için işe yarayan 7 strateji.

 

 

 

 

1. Ketojenik Diyet İle Beslenin

Ketojenik diyet karbonhidrat açısından düşük ve iyi yağ bakımından yüksek gıdaların tüketilmesidir. Ketojenik diyet; kolon, akciğer ve meme kanserine yol açan serbest radikallerin oluşumunu ve hücrelerde meydana gelen mutasyon riskini azaltır. Bu diyet ile daha az karbonhidrat alındığı için daha az enerji üretilir, böylece kanser hücreleri yeterli enerji alamayarak hızlı çoğalamaz. Ketojenik gıdalardan bazıları şunlardır: sığır eti ve süt ürünleri (yumurta dahil), organik kümes hayvanları ve yabani balık ve deniz ürünleri. Bu diyet tipinde lahana, kuşkonmaz ve limon gibi karbonhidratı düşük olan sebze ve meyveler ile avokado ve hindistancevizi yağı gibi sağlıklı yağlara izin verilir. Infinity Regenerative Clinic Uzmanları ketojenik bir beslenme tarzı ile tümörlerin gelişiminin geciktirilebileceğini ve kanser hastaların yaşama şansının yaklaşık yüzde 50 oranında artırılabileceğini belirtiyor.

 

2. Fermente Gıdalar Tüketin

Fermente gıda ve içecekler, sağlıklı bakteriler için mükemmel besin kaynaklarıdır. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası tüm vücut ve akıl sağlığını düzenlemede önemlidir. Kanser riski altındakiler genellikle bağırsak mikrobiyomlarında yüksek konsantrasyonda zararlı bakteri barındırır. Sağlıksız bağırsak bakterileri ise kolorektal, pankreas ve safra kesesi kanserine neden olabilir. Günlük diyetinize yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri ile lahana turşusu ve diğer fermente yiyecekler ve içecekler ekleyerek iyi bakteri sayısını artırabilir ve böylece kanser riskini azaltabilirsiniz.

 

3. Düzenli Detoks Yapın

Dolaşım, boşaltım ve lenf gibi vücudumuzun sistemleri kanserojen maddelerin birikmesi ile tıkanabilir. Bu nedenle vücudun bu sistemlerini düzenli aralıklarla temizlemek ve arındırmak gerekir. En iyi detoks yöntemi egzersizdir. Egzersiz vücuda giren oksijen miktarını ve akışını arttırır ve detoks için cildin gözeneklerini açar. Vücudun doğal pH değerini ise limon veya mineralli sular içerek dengede tutabilirsiniz. Hintyağı gibi aromaterapi yağları ile vücudunuza masaj yapmak, özellikle lenfatik fonksiyonu iyileştirir ve vücudun toksinler ve kalıntılardan arındırılmasına katkıda bulunur. Soğan, sarımsak, turp ve üzüm gibi antioksidan besin yoğunluklu kanser önleyici diyetler vücudun toksik yükünü ve iltihaplanmayı azaltır.

 

4. Yemeklerinizde Zerdeçal Kullanın

Klinik çalışmalar, zerdeçal kökü içinde bulunan kürkümin adlı etken maddenin iltihaplanmayı önlediğini, böylece kanser semptomlarını azalttığını göstermiştir. Kürkümin, ayrıca, glutatyon gibi antioksidanların üretimini artırarak oksidatif hasarı ve stresi önler. Zerdeçal yemeklerinize ekleyebileceğiniz bir baharattır.

 

5. Bol Bol Güneşlenin

Kanseri önlemek için vücudun toksinlerden arındırılması gerekir. Bu ise başta lenf olmak üzere vücudun boşaltım sitemlerinin düzgün çalışmasına bağlıdır. IRC uzmanları güneşten alınan doğal ışınların pankreas, mesane, karaciğer ve safra kesesi de dahil olmak üzere glandüler organların işlevini harekete geçirdiğine işaret ediyor. Güneş ışığı hem fiziksel hem de ruhsal sağlımıza katkı yapar. Bize iyimserlik ve dinginlik katarak bağışıklık sistemimizin yabancı istilacılara ve kanserli hücrelere karşı savaşma yeteneğini destekler. Her gün 20-30 dakika yüksek kalitede güneşlenme tümörlerin büyümesini önlemek veya yavaşlatmak isteyenler için büyük yarar sağlar. Unutmayın, kanseri ancak hem içten hem de dıştan arınma ile yenebilirsiniz.

 

6. Vitamin D Vazgeçilmeziniz Olsun

Vitamin D anti-enflamatuar ve antioksidan özelliği nedeniyle merkezi sinir sistemi ve tüm vücudun sağlığı için önemli bir bileşendir. Uzmanlar, D Vitami’nin kanser hücrelerinin çoğalmasını önleyen GcMAF proteininin üretimini teşvik edebileceğini, otoimmün komplikasyonları azaltabileceğini ve hamilelik gibi insan vücudunun direncinin düştüğü durumlarda bağışıklık sisteminden kaynaklı hücre saldırılarını önleyebileceğini ifade ediyor.

 

7. Bağışıklık Sisteminizi Beta Glukan İle Güçlendirin

 

Beta glukanlar doğada bulunan ancak insan vücudunda olmayan doğal bileşiklerdir. Bu karmaşık şeker molekülleri, bağışıklık sistemini destekler ve düzenler. Otoimmün tepkiler nedeniyle oluşan aşırı iltihabı tedavi eder. Beta glukanlar; antikor, sitokin ve makrofajlar gibi bağışıklık sistemi hücrelerini aktive ederek tümör büyümesini kontrol eder ve vücudu kanserden korur. Beta glukan içeren bazı gıdalar arasında maya, fermente gıdalar ile yulaf ve arpa dahil olmak üzere sindirimi güç lifli tahıllar bulunur. Bu gıdaların tüketilmesi bu yüzden çok önemlidir.

Şu anda kansersizseniz, yukarıda sayılan basit ve kolay uygulanabilir yöntemler kanserin vücudunuzdaki ayak izlerini kazımanıza yardımcı olabilir. Kemoterapi ve radyasyon gibi toksik kanser tedavilerinin aksine, bu doğal tedaviler bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve kanserle mücadelede sizi destekler.

Birlikte Çalışıyoruz

İŞ BİRLİKLERİMİZ